Av. Hasan Yel’den KKM ve Enflasyon Tepkisi: “Bankada Parası Olan Korundu, Millet Enflasyona
Ezdirildi”
Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Av. Hasan Yel, Kur Korumalı Mevduat uygulamasının
kamuya yaklaşık 60 milyar dolarlık yük getirdiğini belirterek ekonomi yönetimine sert tepki
gösterdi. Yel, “Bankada parası olan korundu, asgari ücretli enflasyonla baş başa kaldı” dedi.
Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Av. Hasan Yel, Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması,
enflasyon verileri ve ekonomi yönetiminin izlediği politikalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
KKM’nin kamuya ağır bir maliyet oluşturduğunu belirten Yel, uygulamanın dar gelirli vatandaşın değil,
mevduat sahibi kesimlerin korunmasına hizmet ettiğini söyledi.
“Bize Kur Korumalı Mevduatı Unutturdular”
Kur Korumalı Mevduatın Türkiye ekonomisine etkisinin yeterince tartışılmadığını ifade eden Av.
Hasan Yel, uygulamanın başladığı dönemde kamuoyuna “kur yükselirse farkı devlet ödeyecek”
anlayışıyla sunulduğunu, ancak bu yükün doğrudan milletin sırtına bırakıldığını dile getirdi. Yel,
açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bize unutturdular. Neyi? Kur Korumalı Mevduatı. Bir sabah
uyandık ve Maliye Bakanımız dedi ki: ‘Dolar yükselirse farkı biz öderiz.’ Kim biz? Millet. 2021’den
bugüne Kur Korumalı Mevduatın maliyeti yaklaşık 60 milyar dolar. Tekrar ediyorum; 60 milyar dolar.”
Söz konusu rakamın yalnızca teknik bir bütçe kalemi olarak görülemeyeceğini vurgulayan Yel, bu
kaynağın üretim, istihdam ve yatırım alanlarında kullanılması halinde Türkiye’ye büyük katkı
sağlayabileceğini kaydetti.
“60 Milyar Dolarla 10 Bin 464 Fabrika Kurulurdu”
KKM için harcandığını belirttiği kaynağın alternatif kullanımına dikkat çeken Başkan Yel, 60 milyar
dolarlık maliyetle Türkiye genelinde binlerce fabrikanın kurulabileceğini ifade etti ve “Bu parayla;
tanesi 250 milyon TL’den, içinde 100 kişinin çalışabileceği 10 bin 464 fabrika kurulurdu. On bin dört
yüz altmış dört fabrika! Her şehirde üretim, her ilçede istihdam, her evde umut olurdu. Ama iktidar
neyi seçti? Kamunun menfaati yerine şahısların menfaatini. Kur yükseldi, farkı Hazine ödedi. Yani risk
özeldi, zarar geneldi. Bankada parası olan korundu, asgari ücretli enflasyonla baş başa kaldı. Fakirin
alın teri değil, zenginin mevduatı korundu. Adına da ‘kur koruma’ dendi. 60 milyar dolar kur için
harcandı. Keşke üretim için harcansaydı.” dedi.
Enflasyon Verileri Ekonomi Yönetimine Tepkiyi Artırdı
Başkan Yel’in açıklamalarında enflasyon verileri de önemli yer tuttu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun
açıkladığı verilere göre nisan ayında tüketici fiyat endeksi aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda ise
yüzde 32,37 olarak gerçekleşti. Bir önceki ay yüzde 1,94 olan aylık enflasyonun nisan ayında belirgin
şekilde yükselmesinin ekonomi yönetimine yönelik eleştirileri artırdığını belirten Yel, enflasyonun
yalnızca dış gelişmelerle açıklanamayacağını, yanlış para ve maliye politikaları ile dışa bağımlılığın da
mevcut tabloda etkili olduğunu söyledi. Av. Hasan Yel, enflasyonla mücadelede yapılan hatalara işaret
ederek özellikle para politikası, faiz kararları, ithalat politikaları, kamu harcamaları ve çelişkili
ekonomi uygulamalarının vatandaşın alım gücünü zayıflattığını dile getirdi.
Mehmet Şimşek’e Tepki: “Sanki Babasının Parasını Veriyor”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarını da eleştiren Yel, ekonomi yönetiminin
kamu maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerinde vatandaşı suçlayan bir dil kullandığını savundu.
Yel, özellikle akaryakıt ve enerji fiyatları üzerinden tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Mehmet Şimşek konuştuğunda hep vatandaşı suçluyor. Neymiş, eşel mobil yüzünden 90 milyar lira
hazineye maliyet olmuş. Sanki babasının parasını veriyor millete. Oysa Türkiye’de petrol normalin
üzerinde artıyor, sanki İran ile ABD-İsrail ya da Ukrayna ile Rusya savaşmıyor da biz savaşıyoruz. Onlar
savaşıyor, olan bizim milletimize oluyor. İktidar durmadan zam yapıyor hem de her şeye zam yapıyor
ama zam yapan onlar değilmiş gibi açıklama yapıyorlar ve suçu da üstlenmiyorlar.” Ekonomi
yönetiminin alınan kararların sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirten Yel, vatandaşın mevcut
ekonomik tablonun nedeni gibi gösterilmesinin kabul edilir olmadığını ifade etti.
“Bu Doğalgazlar, Bu Petrol Nerede?”
Av. Hasan Yel, seçim dönemlerinde petrol ve doğalgaz keşiflerine ilişkin yapılan açıklamaları da
gündeme taşıdı. Kriz dönemlerinde dışa bağımlılık vurgusu yapılmasını eleştiren Yel, açıklanan enerji
kaynaklarının neden vatandaşa ekonomik rahatlama olarak yansımadığını sordu. Yel, konuya ilişkin şu
ifadeleri kullandı: “Seçim döneminde bütün dağdan taştan petrol akar oluyor, bütün denizlerimizden
doğalgaz fışkırır oluyor; en küçük bir kriz döneminde ise ‘dışa bağımlıyız’ mavalı okunuyor. Millet mi
kandırılıyor? Bu çıkarılan doğalgazlar nerede? Bu petrol nerede? Neden kriz döneminde Türk
milletine fayda sağlamıyor? Yoksa millet seçim önü kandırılıyor mu?”
“Çıkış Yolu Milli Üretimdir”
Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Av. Hasan Yel, çözümün Milli Görüş çizgisinde ve milli üretim
modelinde olduğunu söyledi. Merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu
ekonomi anlayışına atıfta bulunan Yel, Türkiye’nin çıkış yolunun milli üretime ve faizsiz bir ekonomik
sisteme dayalı politikalardan geçtiğini ifade etti. Yel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Merhum
Başbakanlarımızdan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızdan bize miras kalan Milli Görüş idealimiz,
çıkış yolunun millete daha fazla kaynak aktarmaktan, milli üretimden, popülizmden kaçınarak aziz
Türk milletine güvenmekten geçtiğini gösteriyor. Faize, talana değil millete dayanılması gerektiğini
bize gösteriyor. Biz de bu iktidara bunu tavsiye ediyoruz. Yeniden Refah iktidarında suçlu millet
olmayacak. Sorumluluk kabul edilecek ve milletimizle birlikte faizsiz bir sistemle, milli üretim
sistemiyle Türk milleti dünyaya ufuk açan yıldız bir millete dönüşecektir.”