Haluk Görgün, savunma sanayisinin küresel ölçekte geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Görgün, günümüzde savunma sanayisinin yalnızca askeri ihtiyaçları karşılayan bir alan olmaktan çıktığını, ülkelerin ekonomik gücünü, teknolojik kapasitesini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir sektör haline geldiğini ifade etti.

Değişen savaş konseptine de değinen Görgün, artık sahadaki gücün sadece asker sayısı ya da klasik silah sistemleriyle ölçülmediğini belirtti. Yeni dönemde; üretim kabiliyeti, tedarik zinciri yönetimi, hızlı inovasyon ve ileri teknoloji kullanımının belirleyici olduğunu vurguladı. Özellikle insansız sistemler, yapay zekâ destekli çözümler ve dijital altyapıların savaşların seyrini değiştirdiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin bu dönüşüme hızlı uyum sağlayan ülkeler arasında yer aldığını belirten Görgün, yerli ve milli üretim hamlelerinin savunma sanayisinde önemli bir ivme kazandırdığını dile getirdi. Son yıllarda geliştirilen projeler sayesinde Türkiye’nin dışa bağımlılığının azaldığını, birçok kritik sistemin artık yerli imkânlarla üretilebildiğini söyledi.

Savunma sanayisinin aynı zamanda ekonomik bir kaldıraç görevi gördüğünü ifade eden Görgün, sektörün ihracat potansiyeline de dikkat çekti. Türk savunma ürünlerinin farklı coğrafyalarda ilgi gördüğünü belirten Görgün, bu durumun hem döviz girdisi sağladığını hem de Türkiye’nin uluslararası alandaki etkinliğini artırdığını kaydetti.

Görgün ayrıca, güçlü bir savunma sanayisinin sadece kriz anlarında değil, barış dönemlerinde de ülkelerin elini güçlendirdiğini belirterek, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımlarının önemine vurgu yaptı.