Küresel tarım piyasaları, iklim değişikliğinin etkileri, enerji ve gübre maliyetlerindeki dalgalanmalar ile son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere uluslararası tarım kuruluşlarının yayımladığı raporlar, dünya genelinde gıda tedarik zincirinde kontrollü bir daralma yaşandığını ortaya koyarken, Türkiye de 2026 üretim sezonuna hem iklim kaynaklı rekolte kayıpları hem de yapısal dönüşüm süreciyle girdi.

Sun Chemicals Services Turkey Ticari Müdürü Seyfullah Sarı tarafından hazırlanan kapsamlı analiz raporunda, bu küresel tablonun en net şekilde hissedildiği bölgelerden birinin Türkiye'nin tarımsal üretim merkezi konumundaki Konya Ovası olduğu vurgulanıyor.

Konya'da Patates Üretiminde Yeni Dönem

Rapora göre Türkiye'nin en önemli patates üretim merkezlerinden biri olan Konya'da 2026 sezonu üretici açısından kritik bir süreçten geçiyor. Artan maliyetler, değişen üretim planlaması ve piyasa dengeleri, üreticiyi yeni kararlar almaya zorluyor.

Rekolte Son Üç Yılda Geriliyor

Geçmiş yıllara ait üretim verileri incelendiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.

2024 yılında Türkiye genelinde yaklaşık 6,9 milyon ton patates üretimi gerçekleştirilirken, oluşan arz fazlası nedeniyle fiyatlar ciddi şekilde geriledi ve birçok üretici zarar etti.

Bunun sonucunda 2025 yılında ekim alanları daraldı ve üretim 6,4 milyon tona geriledi.

2026 yılı bitkisel üretim tahminleri ise üretimdeki daralmanın devam edeceğine işaret ediyor. Buna göre patates üretiminin yaklaşık %3,1 azalarak 6,2 milyon ton seviyesine düşmesi bekleniyor. Türkiye'nin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Konya Ovası da bu düşüşten doğrudan etkileniyor.

Hasat Arttı, Fiyatlar Geriledi

Raporda üretici fiyatlarındaki değişim de ayrıntılı olarak ele alınıyor.

İlk hasat dönemlerinde özellikle Adana'da tarlada kilogramı 30 TL seviyelerinde işlem gören patates, yaz sezonunun başlaması ve arzın artmasıyla birlikte 20 TL seviyelerine kadar geriledi.

Konya'da ise kaliteye bağlı olarak patates fiyatlarının 20 TL ile 43 TL arasında değiştiği belirtiliyor.

Konya Şeker'den Üreticiye 303 Milyon TL Destek

Seyfullah Sarı'nın analizinde üreticiyi korumaya yönelik finansal uygulamalara da yer veriliyor.

Buna göre Konya Şeker (Torku), 2025/2026 kampanya döneminde sözleşmeli patates üretimi yapan çiftçilere piyasa istikrarını desteklemek ve nakit akışını güçlendirmek amacıyla 303 milyon TL tutarında yataklama ve ürün bedeli ödemesi gerçekleştirdi.

Raporda bu desteğin yeni sezon öncesinde üretici açısından önemli bir finansman kaynağı oluşturduğu ifade ediliyor.

Türkiye Tarımı 2026'ya Çelişkilerle Giriyor

Uluslararası kuruluşların (USDA ve Avrupa Tarım Piyasaları İzleme Örgütü) verileri ile Türkiye'deki resmi istatistiklerin karşılaştırıldığı raporda, tarım sektörünün birçok üründe farklı yönlerde gelişim gösterdiği belirtiliyor.

Patates üretiminde planlı küçülme yaşanırken, buğday üretiminin iklim kaynaklı kayıplar nedeniyle gerilemesi bekleniyor.

Raporda yer alan öngörülere göre;

  • Patates üretimi: 2024'te 6,9 milyon ton, 2025'te 6,4 milyon ton olurken 2026'da 6,2 milyon tona gerilemesi bekleniyor.
  • Buğday üretimi: 2024'te 21 milyon ton, 2025'te 18,5 milyon ton seviyesine gerilerken, USDA tahminlerine göre 2026 yılında yaklaşık 16,3 milyon ton üretim öngörülüyor.
  • Ayçiçeği üretimi: 2024'te 2,19 milyon ton olan üretimin 2025'te 1,93 milyon tona düştüğü, ancak pamuktan ayçiçeğine yönelen üreticiler sayesinde 2026 yılında 2,25 milyon tona yükselmesinin beklendiği ifade ediliyor.
  • Tarımsal ihracat: 2024 yılında yaklaşık 31 milyar dolar, 2025 yılında 32,6 milyar dolar seviyesine ulaşan ihracatın, katma değerli ürünler ve su ürünleri ihracatının katkısıyla 2026 yılında 34 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.

Tarımın Önündeki Üç Büyük Risk

1. Girdi Maliyetleri Üreticiyi Zorluyor

Rapora göre küresel enerji ve gübre fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'deki üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.

2025 yılında mazot, gübre ve yem maliyetlerinde yıllık artış oranı %45 ile %80 arasında değişirken, çiftçilerin toplam finansal borçlarının yaklaşık 996 milyar TL seviyesine ulaştığı belirtiliyor.

2. İklim Değişikliği Rekolteyi Baskılıyor

İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanan kuraklık ile mevsim dışı don olaylarının özellikle hububat üretimini olumsuz etkilediği vurgulanıyor.

USDA Ankara Bürosu verilerine göre Türkiye'nin buğday üretimi, iklim kaynaklı riskler nedeniyle bu sezon önemli ölçüde baskı altında bulunuyor.

3. Planlı Üretim ve Dijitalleşme Süreci

Raporda Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hayata geçirdiği planlı üretim modeli ile Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı tarım sayımının sektörde önemli bir dönüşüm başlattığı ifade ediliyor.

Türkiye'de dijital tarım teknolojilerine yapılan yatırımların yaklaşık %32 arttığı, bunun Avrupa'da Türkiye'nin tarımsal hasıla bakımından güçlü konumunu desteklediği belirtiliyor.

Ancak küçük ölçekli üreticilerin yüksek maliyetler nedeniyle üretimden çekilme eğiliminin özellikle süt hayvancılığı ve pamuk üretiminde yapısal risk oluşturmaya devam ettiği değerlendirmesi yapılıyor.

Patates, Türkiye Tarımındaki Arz-Talep Döngüsünün En Net Örneği

Seyfullah Sarı'nın raporunda dikkat çekilen en önemli değerlendirmelerden biri de patates üretimindeki arz-talep dengesizliği oldu.

Rapora göre Türkiye'de bir yıl yüksek gelir sağlayan ürünün ertesi yıl çok geniş alanlarda ekilmesi, ardından oluşan üretim fazlasıyla fiyatların hızla düşmesi ve sonraki sezon üreticinin o üründen uzaklaşması şeklindeki döngü patates üretiminde açık şekilde görülüyor.

2026 yılında üretimde yaşanan %3,1'lik daralma ve tarlada fiyatların 20-30 TL bandına oturması, bu yapısal sorunun güncel yansıması olarak değerlendiriliyor.

Çözüm: Katma Değerli Üretim ve Su Yönetimi

Raporun sonuç bölümünde Türkiye tarımının geleceğine ilişkin önemli öneriler de yer alıyor.

Sarı'ya göre özellikle Konya Ovası gibi su stresi yaşayan bölgelerde damla sulama yatırımlarının yaygınlaştırılması, üreticinin girdi maliyetlerinin desteklenmesi ve ham madde ihracatı yerine işlenmiş gıda sanayisinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Konya Şeker modelinin buna önemli bir örnek oluşturduğu belirtilirken, dondurulmuş ve işlenmiş gıda üretiminin artırılmasıyla hem üretici gelirinin yükseleceği hem de ihracatta katma değerin artacağı ifade ediliyor.

Raporda ayrıca mevcut yapının sürdürülememesi halinde tarlada 20 TL seviyesinde satılan ürünün tüketiciye 60 TL ve üzeri fiyatlarla ulaşmasının önüne geçilemeyeceği uyarısında bulunuluyor.

Seyfullah Sarı: "Türkiye Tarımında Sürdürülebilirlik İçin Yapısal Dönüşüm Şart"

Sun Chemicals Services Turkey Ticari Müdürü Seyfullah Sarı, küresel iklim krizinin artık tarımsal üretimin temel belirleyicilerinden biri haline geldiğini belirterek, planlı üretim, dijital tarım teknolojileri, modern sulama sistemleri ve katma değerli üretim modellerinin birlikte uygulanmasının Türkiye'nin gıda güvenliği ve uluslararası rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

 

HABER : EMRE ŞAM