Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Hasan Yel, son dönemde artırılan trafik cezalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yel, mevcut uygulamaların güvenlikten uzaklaşıp ekonomik yük haline geldiğini savundu.

Trafik kurallarının herkes için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Yel, uygulamaların kamu yararından uzaklaştığını öne sürdü. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Trafik kuralları hepimiz için vardır. Can güvenliğinin korunması, düzenin sağlanması ve kazaların önlenmesi elbette vazgeçilmezdir. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, trafik güvenliğini sağlamaktan çok, vatandaşın sırtına yeni bir ekonomik yük bindiren bir anlayışı gözler önüne sermektedir. Ceza politikasının bu haliyle eğitici ve önleyici olmaktan uzaklaştığını görüyoruz. Toplumu eğitmek yerine, vatandaşın zaaflarından gelir elde eden bir sistem kurulamaz. Trafik cezaları mevcut haliyle kamu düzenini güçlendiren bir araç olmaktan çıkmıştır. Ne yazık ki bugün trafik cezaları, kamu düzenini güçlendiren bir araç olmaktan çıkarılmış, adeta mali kaynak üretme yöntemine dönüştürülmüştür.”

Ekonomik şartların vatandaş üzerindeki baskısını artırdığını dile getiren Yel, mevcut uygulamaların sosyal adalet duygusunu zedelediğini ifade etti.

Aziz milletimiz zaten çok ağır ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Yüksek enflasyon, artan temel giderler, düşen alım gücü ve geçim sıkıntısı, vatandaşımızın belini bükmüştür. Böyle bir dönemde trafik cezalarının katlanarak artırılması, sosyal adalet duygusunu zedelemektedir. Ne yazık ki bugün trafik cezaları aile bütçesini doğrudan etkilemektedir. Vatandaş geçim derdindeyken, cezaların katlanması kabul edilemez. Kamuoyunda artık çok net bir soru sorulmaktadır: Amaç gerçekten trafik güvenliğini sağlamak mı, yoksa yeni bir vergi toplama yöntemi mi oluşturmaktır? 2026 bütçesinde trafik cezalarından 93 milyar liralık gelir beklendiğinin ifade edilmesi, yalnızca ocak ayında kesildiği belirtilen cezaların yaklaşık 50 milyar liraya ulaşması, bu tartışmaları daha da büyütmektedir. Bu rakamlar, iktidarın trafik güvenliğini önceleyen bir anlayıştan çok, tahsilat odaklı bir yaklaşım benimsediği yönündeki kanaati güçlendirmektedir.”

Açıklamasında emniyet mensuplarının da süreçten olumsuz etkilendiğini belirten Yel, polis ile vatandaşın karşı karşıya getirildiğini savundu.

Burada bir başka önemli noktaya da dikkat çekmek istiyorum. Bu tartışmalı ceza uygulamaları sadece vatandaşı değil, sahada görev yapan emniyet mensuplarımızı da yıpratmaktadır. Polis ile vatandaşı karşı karşıya getiren bu tablo, kamu düzeni açısından da sağlıklı değildir. Polisimizin asli görevi toplum huzurunu sağlamaktır. Bütçe politikalarının sahadaki kamu görevlileri üzerinden yürütülmesi hem kuruma hem de toplumsal ilişkilere zarar vermektedir. Bu nedenle iktidar, yalnızca ceza miktarlarını değil, bu sistemin doğurduğu sosyal ve kurumsal sonuçları da görmek zorundadır. Türk polisi bütçe politikalarının yükünü taşıyan taraf haline getirilmemelidir.”

Ekonomik sorunların cezalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Yel, çözümün üretim ve adil politikalar olduğunu ifade etti.

Biz açıkça söylüyoruz: Türkiye’de ekonomik sorunların çözümü, vatandaşa daha fazla ceza yüklemek değildir. Çözüm; üretimi artırmak, israfı önlemek ve adil ekonomi politikaları geliştirmektir. Trafik güvenliği, gelir hesabıyla değil, kamu sorumluluğuyla ele alınmalıdır. Vatandaşın kurallara uymasını sağlayacak yol; fahiş cezalar değil, eğitim, bilinçlendirme, makul denetim ve adil uygulamadır. Bu nedenle ceza odaklı mevcut sistemin yeniden düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyor, tüm yetkilileri vatandaşın sesine kulak vermeye davet ediyorum.”