Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları değiştikçe vatandaşın aklındaki aynı soru yeniden gündeme geliyor: Akaryakıta zammı kim yapıyor? Fiyatlar hangi kriterlere göre belirleniyor? EPDK mı, petrol şirketleri mi, yoksa devlet mi? Uzman Enis Bahadır Yılmaz, akaryakıt fiyatlarının oluşum sürecini ve pompa fiyatlarına yansıyan zamların perde arkasını anlattı.
Akaryakıt fiyatlarında yaşanan her artışın ardından gözler doğrudan akaryakıt dağıtım şirketlerine çevriliyor. Ancak uzmanlara göre Türkiye’de pompa fiyatının oluşumu tek bir kurumun veya şirketin vereceği karardan ibaret değil.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) verileri ve sektörün fiyatlandırma yapısı incelendiğinde; uluslararası petrol ürünleri fiyatları, döviz kuru, rafineri fiyatları, dağıtıcı ve bayi marjları ile vergilerin pompa fiyatında birlikte etkili olduğu görülüyor.
“Akaryakıta zammı EPDK yapmıyor”
Akaryakıt fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili kamuoyunda en fazla karıştırılan konulardan birinin EPDK’nın rolü olduğunu belirten Enis Bahadır Yılmaz, “EPDK’nın görevi doğrudan benzine veya motorine zam yapmak değil. Kurum piyasayı düzenliyor, denetliyor ve fiyat oluşumunu takip ediyor. Pompa fiyatı ise serbest piyasa içerisinde farklı maliyet kalemlerinin birleşmesiyle ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz’a göre bu nedenle tabeladaki her fiyat değişikliğini “EPDK zam yaptı” şeklinde yorumlamak doğru değil.
Fiyatın ilk halkası dünya petrol piyasası
Akaryakıt fiyatlarının oluşumundaki en önemli unsurlardan biri uluslararası petrol ve petrol ürünleri fiyatları.
Ancak burada yalnızca Brent petrol fiyatına bakmanın yeterli olmadığını ifade eden Yılmaz, benzin ve motorin fiyatlarının ham petrolün yanı sıra uluslararası piyasalardaki işlenmiş petrol ürünlerinin fiyatlarından da etkilendiğine dikkat çekti.
“Türkiye açısından özellikle Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları önem taşıyor. Dolayısıyla Brent petrolün hareketini takip etmek tek başına pompadaki fiyatın neden değiştiğini açıklamaya yetmez” dedi.
Dolar yükselirse akaryakıt maliyeti de artıyor
Türkiye’nin petrol ve petrol ürünleri açısından dış piyasaya bağımlı olması nedeniyle döviz kurunun da fiyat üzerinde önemli etkisi bulunuyor.
Uluslararası piyasada petrol ürünü dolar üzerinden fiyatlanırken, Türkiye’de tüketici fiyatı TL olarak oluşuyor.
Yılmaz bu durumu şöyle açıkladı:
“Petrol ürünü fiyatı aynı kalsa bile dolar/TL yükseliyorsa Türkiye açısından maliyet artabiliyor. Petrol fiyatının ve döviz kurunun aynı anda yükseldiği dönemlerde ise akaryakıt fiyatları üzerindeki baskı daha da belirgin hale geliyor.”
Pompadaki fiyat sadece petrolün fiyatı değil
Akaryakıtın istasyon fiyatına gelene kadar birçok maliyet kaleminden geçtiğini belirten Yılmaz, vatandaşın pompada gördüğü rakamın yalnızca petrol maliyetinden oluşmadığını söyledi.
Fiyatın içerisinde;
Uluslararası ürün maliyeti, Döviz kuru, Rafineri maliyetleri, Dağıtıcı marjı, Bayi marjı, ÖTV, KDV, Diğer yasal maliyet ve paylargibi unsurlar bulunuyor.
EPDK da petrol piyasasına ilişkin fiyatlandırma ve sektör raporlarında akaryakıt piyasasını bu çoklu yapı içerisinde izliyor.
“Devletin de pompa fiyatı üzerinde etkisi var”
Röportajda dikkat çeken başlıklardan biri ise vergiler oldu.
Enis Bahadır Yılmaz, akaryakıt fiyatındaki artışların tamamının petrol fiyatından veya dağıtım şirketlerinden kaynaklanmadığını belirterek ÖTV ve KDV'nin de nihai fiyat üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti.
“Devlet vergiler üzerinden akaryakıt fiyatını doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uluslararası petrol fiyatlarında yaşanan değişimin ne kadarının tüketiciye yansıyacağı konusunda vergi politikası da önemli bir unsur” dedi.
Eşel mobil mekanizması neden önemli?
Akaryakıt fiyatları konuşulurken son dönemde sıkça gündeme gelen konulardan biri de eşel mobil sistemi.
Bu sistemin temel mantığı, uluslararası petrol fiyatlarındaki artışların belirli koşullarda ÖTV mekanizması üzerinden tüketiciye daha sınırlı yansımasını sağlamaktı.
Yılmaz, eşel mobil uygulamasının akaryakıt fiyatları açısından önemli bir tampon mekanizma olduğunu belirterek, “Vergi tarafındaki düzenlemeler, uluslararası fiyat hareketlerinin pompaya nasıl yansıyacağını değiştirebilir” dedi.
“Brent düştü, akaryakıt neden hemen ucuzlamadı?”
Vatandaşın en fazla merak ettiği konulardan birinin de bu olduğunu belirten Yılmaz, petrol fiyatı ile pompa fiyatının birebir aynı hareket etmediğini söyledi.
“Brent petrol düştüğünde akaryakıt fiyatının aynı gün ve aynı oranda düşmesini beklemek doğru değil. Çünkü ham petrol ile benzin ve motorinin uluslararası ürün fiyatları aynı şey değil. Bunun yanında döviz kuru, rafineri maliyetleri, vergiler ve diğer fiyat bileşenleri de hesaba giriyor.”
Bu nedenle petrol fiyatındaki düşüşün pompaya ne ölçüde ve ne zaman yansıyacağı birçok faktöre bağlı.
Peki zammı kim yapıyor?
Enis Bahadır Yılmaz'a göre sorunun tek kelimelik bir cevabı bulunmuyor.
“Akaryakıta zammı tek başına EPDK yapıyor demek doğru değil. Aynı şekilde bütün zamları akaryakıt şirketlerinin yaptığı şeklinde değerlendirmek de eksik olur. Pompa fiyatı uluslararası ürün fiyatlarından döviz kuruna, vergilerden dağıtıcı ve bayi maliyetlerine kadar birçok unsurun birleşimiyle oluşuyor.”
Yılmaz, fiyat oluşumunu özetlerken şu ifadeyi kullandı:
“Pompadaki fiyatın arkasında tek bir düğme yok; birbirini etkileyen birçok maliyet ve piyasa unsuru var.”
Vatandaş aslında neye zam ödüyor?
Akaryakıt fiyatlarındaki değişimi anlamak için yalnızca istasyon tabelasına bakmanın yeterli olmadığını belirten Yılmaz, tüketicinin ödediği fiyatın içerisinde hem ürün maliyetinin hem de vergi yükünün bulunduğunu söyledi.
Bu nedenle aynı dönemde dünya petrol fiyatları, döviz kuru veya vergilerden herhangi birindeki değişiklik pompa fiyatını etkileyebiliyor.
Sonuç: Akaryakıt zammının tek bir sorumlusu yok
Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının oluşumu, uluslararası petrol piyasasından başlayıp döviz kuru, rafineri ve dağıtım maliyetleri ile vergilere kadar uzanan çok aşamalı bir süreçten oluşuyor.
Bu nedenle “Akaryakıta kim zam yaptı?” sorusunun teknik açıdan en doğru karşılığı, tek bir kurum veya şirket değil; fiyatı oluşturan bütün bu unsurların birlikte değerlendirilmesi oluyor.
Vatandaşın pompa fiyatında gördüğü her artışın arkasında farklı bir neden bulunabiliyor. Kimi zaman dünya petrol fiyatları, kimi zaman döviz kuru, kimi zaman vergi düzenlemeleri, kimi zaman da bunların birkaçının aynı anda etkili olması fiyatı yukarı taşıyor.
HABER : EMRE ŞAM