Sun Chemicals Services Turkey Ticari Müdürü Seyfullah Sarı’dan Kapsamlı Tarım Raporu

Seyfullah Sarı tarafından hazırlanan ve Sun Chemicals Services Turkey imzasıyla yayımlanan tarım analiz raporu, 2026 yılında dünya ve Türkiye tarımındaki önemli gelişmeleri ortaya koydu. Raporda son 38 yılın en yüksek yağış oranları, buğday üretiminde rekor beklentisi, gübre maliyetlerindeki artış, traktör satışlarındaki düşüş ve besilik sığır ithalatındaki yükseliş dikkat çekti. Ayrıca Su Kanunu Taslağı, dijital sulama sistemleri ve narenciye ihracatındaki yüzde 61’lik artış da sektörün geleceğine yönelik kritik başlıklar arasında yer aldı.

EKONOMİ - 11-05-2026 11:07

Küresel Gıda Güvenliği, Üretim Verileri, İklim Riskleri ve Tarımsal İhracat Detaylı Şekilde Değerlendirildi

Seyfullah Sarı tarafından hazırlanan kapsamlı tarım değerlendirme raporu, dünya ve Türkiye tarımında yaşanan son gelişmeleri tüm yönleriyle ortaya koydu.

Sun Chemicals Services Turkey imzasıyla yayımlanan raporda; küresel gıda güvenliği, iklim değişikliği, tahıl piyasaları, gübre maliyetleri, üretim verileri, su yönetimi, ithalat-ihracat rakamları ve tarımsal riskler dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı.

Raporda, dünya genelinde gıda güvenliğinin artık yalnızca ekonomik bir mesele olmaktan çıktığı, ülkelerin milli güvenlik politikalarının merkezinde yer alan stratejik bir konu haline geldiği vurgulandı. Özellikle Rusya-Ukrayna hattında devam eden savaşın tahıl ve gübre piyasaları üzerindeki baskısını sürdürdüğü belirtilirken, lojistik maliyetleri ve tedarik zinciri sorunlarının küresel tarım piyasalarında dalgalanma oluşturduğu ifade edildi.

Analizde, gübre fiyatlarında geçen yıla göre yüzde 15 ila 20 arasında stabilizasyon görülmesine rağmen fiyatların hâlâ 2022 öncesine göre yaklaşık yüzde 60 daha yüksek seviyelerde bulunduğu kaydedildi. Küresel gübre piyasasında enerji maliyetleri ve tedarik süreçlerinin fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam ettiği belirtildi.

Türkiye özelindeki değerlendirmelerde ise 2026 sezonunda son yılların en dikkat çekici yağış dönemlerinden birinin yaşandığı ifade edildi. Meteorolojik verilere göre yağış miktarının geçen yıla göre yaklaşık yüzde 25 arttığı belirtilirken, bunun özellikle hububat üretiminde rekor beklentisini güçlendirdiği aktarıldı. Raporda Türkiye’nin son 38 yılın en yüksek yağış oranlarından birini gördüğü vurgulandı.

Ancak aşırı yağış ve sert hava olaylarının bazı bölgelerde ciddi zarar oluşturduğu da ifade edildi. Özellikle Mersin ve Ege Bölgesi’nde meydana gelen fırtına, dolu ve olumsuz hava koşullarının kiraz ile sert çekirdekli meyve üretiminde büyük kayıplara neden olduğu belirtildi. Bazı bölgelerde ürün kaybının yüzde 30 seviyelerine ulaştığı kaydedilirken, bunun önümüzdeki süreçte meyve fiyatlarına doğrudan yansıyabileceği değerlendirildi.

Raporda yer alan üretim verileri de dikkat çekti. Buna göre Türkiye’de;

Buğday Üretimi

2024 yılında 19,8 milyon ton, 2025 yılında 21,5 milyon ton, 2026 beklentisinde ise 22,8 milyon tonluk rekor üretim öngörüldü.

Gübre Maliyet Endeksi

2024 yılında 100 seviyesinde, 2025 yılında 145 seviyesinde, 2026 beklentisinde ise 158 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi.

Traktör Satışları

2024 yılında 60 bin adet, 2025 yılında 48 bin adet, 2026 beklentisinde ise 42 bin adet seviyesine gerileme öngörüldü.

Raporda, traktör satışlarındaki düşüşün çiftçilerin yeni makine yatırımlarından çok gübre, mazot ve temel üretim giderlerine yöneldiğini gösterdiği ifade edildi.

Besilik Sığır İthalatı

2024 yılında 350 bin baş, 2025 yılında 420 bin baş, 2026 yılı planlamasında ise 500 bin baş seviyesine ulaşılmasının beklendiği belirtildi.

Analizde, devletin besilik sığır ithalatıyla kırmızı et fiyatlarını dengeleme stratejisini sürdürdüğü değerlendirmesine yer verildi.

Raporda ayrıca tarım politikaları açısından uzun yıllardır gündemde bulunan “Su Kanunu Taslağı”nın yeniden ele alınmasının sektör için önemli bir gelişme olduğu belirtildi. Türkiye’de kullanılan toplam suyun yaklaşık yüzde 79’unun tarım sektöründe tüketildiği vurgulanırken, dijital sulama sistemleri ve kontrollü su yönetimi uygulamalarının önümüzdeki dönemde büyük önem taşıyacağı ifade edildi.

Mevcut politikaların geliştirilmesiyle birlikte 2030 yılına kadar oluşabilecek su kıtlığı riskinin yüzde 15 oranında azaltılabileceği öngörüsüne de raporda yer verildi.

İhracat verilerinde ise narenciye ürünleri öne çıktı. Özellikle mandalina ve portakal ihracatında geçen yıla göre yüzde 61 oranında artış yaşandığı belirtilirken, Rusya ve Irak pazarlarından gelen yoğun talebin Türkiye’nin tarımsal dış ticaretine önemli katkı sunduğu ifade edildi. Türkiye’nin narenciye ihracatındaki yükselişin üretici ve ihracatçı açısından önemli ekonomik avantaj oluşturduğu kaydedildi.

Raporda ayrıca tarım sektörünün artık yalnızca üretim odaklı değil; teknoloji, iklim dayanıklılığı, dijitalleşme, maliyet yönetimi, sürdürülebilir su kullanımı ve stratejik planlama ekseninde yeniden şekillendiği vurgulandı.

Seyfullah Sarı değerlendirmesinde, önümüzdeki dönemde tarımda verimlilik kadar sürdürülebilirlik, su yönetimi ve iklim direncinin de belirleyici unsur olacağını ifade etti.

Günün Diğer Haberleri