Direksiyona her geçtiğimizde gözümüzün ucuyla benzin göstergesine bakıp yutkunduğumuz günler artık kronik bir Türkiye gerçeği. Ancak önüme düşen son veriler ve yakıt tüketim tablosu, cüzdanını düşünen her sürücü için elektrikli araçların artık bir "lüks" değil, "kaçınılmaz bir ekonomik sığınak" olduğunu net bir biçimde kanıtlıyor.

Açıp bakalım rakamlara: İstanbul Avrupa Yakası’nın Eylül 2026 güncel akaryakıt fiyatlarını baz aldığımızda;
-
Benzinli (7,5L/100 km): Kilometrede 6,03 TL, 10.000 km’de tam 60.323 TL.
-
Dizel (6L/100 km): Kilometrede 5,61 TL, 10.000 km’de 56.088 TL.
-
LPG & Hibrit: Kilometrede 3,50 TL - 3,62 TL bandında seyrediyor.
Şimdi sıkı durun:
-
Elektrikli DC (Hızlı Şarj): Kilometrede 2,36 TL (10.000 km'de 23.625 TL).
-
Elektrikli AC (İstasyon): Kilometrede 1,65 TL (10.000 km'de 16.485 TL).
-
Elektrikli Evde Şarj: Kilometrede sadece 0,68 TL! Evet, yanlış okumadınız. 10.000 kilometre yolu neredeyse 6.750 TL gibi komik bir rakama katediyorsunuz. Benzinlinin neredeyse 10'da biri!
Matematik bu kadar açıkken, sürücülerin elektrikli araçlara akın etmesi tesadüf değil. Ancak ortada ciddi bir kriz var: Mevcut üretim, patlayan bu küresel talebi henüz karşılayamıyor. Dünya çapındaki bantlar harıl harıl çalışıyor ama arz yetersiz.
Tam bu noktada, Türkiye'deki otomotiv pazarının o absürt ve acımtırak çelişkisine tosluyoruz.
Küresel dev Tesla, sunduğu o muazzam otonom sürüş altyapısı, dolu dolu donanımları ve yazılım gücüne rağmen dünya genelinde ve pazar stratejilerinde rekabetçi ve erişilebilir fiyatlar çekmeye çalışıyor. Bizim "milli gururumuz" TOGG ise; görece daha boş donanım paketlerine rağmen Tesla’dan daha pahalıya satılıyor. Yetmiyor, bir de üstüne kendi ürettiğimiz yerli arabaya ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) yüklüyoruz!
Yahu, sormak lazım: Cebimizden çıkanı "yerli ve milli" kılıfına uydurup, sonra da kendi ürettiğin arabadan fahiş ÖTV almak hangi akla, hangi mantığa hizmettir? Yerli üretimin amacı vatandaşına ucuz, erişilebilir teknolojiyi sunmak değil midir? Otomobili bir lüks, bir cezalandırma aracı gören bu ÖTV saçmalığının artık miladını doldurduğunu ve derhal kaldırılması gerektiğini ne zaman anlayacağız? Vatandaş ucuz araca binmesin diye koyulmuş adeta bir ceza duvarı bu!
Peki, piyasada kartlar yeniden dağıtılırken TOGG bu kafayla ne kadar dayanabilir? Çünkü rekabet acımasızca geliyor!
Sektörden gelen son haberlere göre TOGG’a çok ciddi ve yerli bir alternatif geliyor: HABAŞ!
Sanayi devi Habaş, otomotiv yatırımlarıyla piyasaya bomba gibi düşmeye hazırlanıyor. Ticari araçların yanında binek ve hafif ticari kanadına da göz diken Habaş, elektrikli güç ünitelerinde oldukça iddialı. 250 kW’tan başlayıp 410 kW güce (3100 Nm tork seviyelerine) kadar uzanan VOITH elektrikli motor entegrasyonları, LFP lityum-iyon batarya teknolojisi ve dizel/hibrit alternatif motor seçenekleriyle "ben de varım" diyor.
Sadece iç pazar değil, doğudan gelen Çin kasırgası da kapıda. Telefon üreticisi olarak bildiğimiz Xiaomi, otomotiv dünyasını altüst eden SU7 serisiyle gövde gösterisi yapıyor:
-
Xiaomi SU7 (Standart): Tek motorlu, 220 kW (299 PS) güç, 700 km üzeri menzil sunan giriş versiyonu.
-
Xiaomi SU7 Pro: Uzun menzil odaklı, 902 km'ye varan menzili ve gelişmiş batarya yönetimiyle tam bir uzun yol canavarı.
-
Xiaomi SU7 Max: Çift motorlu, dört tekerlekten çekişli, 495 kW (673 PS) güç üreten ve 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3 saniyede tamamlayan bir süper spor sedan!
-
Hatta işi şov boyutuna taşıyan SU7 Ultra ile 1000 beygirin üzerindeki pist performansını caddeye taşıyorlar. Bundan 9 ay önce Ferrari'nin ürettiği en hızlı araç olan SF90XX ile drag yarışını açık ara farkla kazanarak rüştünü isbat etmiş oldu. Fakir Ferrari'si diye dalga geçiliyor olsa da şuan hız konusunda geçilebilmiş değil.

Elin adamı teknolojik deviyle, akıllı telefonuyla araç üretip, rakiplerinden daha ucuza ve dopdolu donanımlarla küresel pazara sürüyor. Biz ise yerli otomobilimizi ÖTV zırhıyla korumaya çalışıp, kendi vatandaşımıza pahalıya satıyoruz.
Tablo ortada; kilometrede 68 kuruşa seyahat etmek bu devirde bir mucize. Vatandaş elektrikli araca geçmek istiyor ama önüne ÖTV barikatları kuruluyor. Bu vergi saçmalığı son bulmadığı, yerli üretim vatandaşa gerçekten ucuza sunulmadığı sürece; ne Habaş’ın gelişi ne de Xiaomi’nin rüzgarı bize tam anlamıyla bayram yaptırabilir. Aklımızı başımıza alıp bu ÖTV yükünü kaldırmanın zamanı geldi de geçiyor bile!
BURAK CİHAT DÜNDAR
