Sizce gençler olarak anlaşılabiliyor muyuz?
​Bugünlerde kime kulak kabartsanız, hep o malum ve biraz da sitemkâr cümle dökülüyor dudaklardan:
“Bu gençlik çok değişti.”
​Peki, sahi; değişen gerçekten biz miyiz, yoksa bizi anlamaya çalışanların kelimeleri mi yoruldu? Belki de asıl mesele burada saklı.
​Bizler, parmaklarımızın ucunda koca bir dünyanın döndüğü, hızın baş döndürdüğü bir çağın çocuklarıyız. Bilgiye ulaşmamız saniyeler sürüyor evet, ama ruhumuzun derinliklerindeki o "anlaşılma" susuzluğunu dindirmeye yetmiyor ekranlar. Belki de tarihin en kalabalık ama en "tek başına" hisseden kuşağıyız. Neden mi?
​Çünkü bize soru soruluyor ama gözlerimizin içine bakarak cevabımız beklenmiyor. Fikirlerimiz soruluyor ama alışılmışın dışına çıktığımızda hemen o meşhur “Sen daha küçüksün, tecrübesizsin” duvarına çarpıyoruz. Oysa genç olmak sadece bir yaş meselesi değil ki; dünyaya yepyeni, tertemiz ve umut dolu bir pencereden bakma cesaretidir.
​Büyüklerin dünyasında hayallerimiz "fazla uçuk", korkularımız ise "geçici hevesler" gibi görülüyor. Ama bizim içimizde fırtınalar kopuyor. Gelecek, bizim için sadece bir takvim yaprağı değil; belirsizlikle örülü devasa bir labirent. Okul, iş, geçim derdi, el âlem ne der korkusu… Tüm bu gürültünün içinde kendi sesimizi duymaya çalışıyoruz.
​Biliyoruz, bazen enerjimiz sabırsızlık gibi görünüyor, sorgulamalarımız ise başkaldırı sanılıyor. Oysa tek istediğimiz, bu dünyada bize de yer açılması. Biz nasihat dolu nutuklar değil, “Seni duyuyorum ve ne hissettiğini anlıyorum” diyen bir bakış, sıcak bir el arıyoruz. Çünkü insan, yargılanmadan dinlendiğini hissettiği an çiçek açar.
​Şimdi kalbinize sormak istiyorum: Bizi gerçekten anlamaya mı çalışıyorsunuz, yoksa bizi kendi eski kalıplarınızın içine sığdırmak için mi uğraşıyorsunuz?
​Bizler konuşmak, hata yapmak, o hatadan ders çıkarıp yeniden ayağa kalkmak istiyoruz. Ama hepsinden öte; görülmek ve olduğumuz gibi sevilmek istiyoruz.
​Sahi, gençler gerçekten anlaşılıyor mu?
​Eğer bu sorunun cevabını gerçekten kalbinizle merak ediyorsanız; belki de bir anlığına susup, sadece bizim sessiz çığlıklarımıza kulak vermeniz yeterli olacaktır

“Her genç anlaşılmayı bekleyen bir hikâyedir; yeter ki biri gerçekten dinlemeyi bilsin.”
 Şevval Şimşek