Baba Olmak ve "Baba Gibi" Durmak: Hayatın Gizli Kahramanları

​Bugün, takvimlerin bizi bir kez daha o bildik, sıcak kutlamaya çıkardığı gün: Babalar Günü. Genelde bu gün, evlatlarının kahramanı olan, ailesi için saçını süpürge eden erkeklerin omzunu sıvazlama günüdür. Hakları ödenmez, orası kesin. Ancak bu yıl kalemi, kalıpların biraz dışına çıkmak, hakkı teslim edilmemiş bir başka cepheye, hayatın içindeki o "büyük erkeklik duruşuna" çevirmek istiyorum.

​Çünkü baba olmak sadece biyolojik bir koddan, nüfus cüzdanındaki bir isimden ibaret değildir. Baba olmak bir merhamet, dürüstlük ve kader karşısında bükülmeyen bir ahlak duruşudur.

​Yuvasının Görünmez Direği: Çalışan Babalar

​İlk selamımız elbette her sabah güneş doğmadan ya da gece yarılarında, çocuklarının geleceği için yollara düşen çalışan babalara. Hayatın yükünü omuzlarında taşırken, eve döndüğünde yorgunluğunu kapının eşiğinde bırakan, evladına sadece ekmek değil, şahsiyet götüren adamlar onlar.

​Onların dürüstlüğü, çocuklarına bıraktıkları en büyük mirastır. Alın terinin rengini, helal lokmanın tadını evlatlarına kelimelerle değil, nasırlı elleriyle öğretirler. Bu babalar, sadece bir ailenin geçimini sağlamaz; toplumun adalet ve ahlak damarlarını besler.

​Kaderin Karşısında Bir Asalet: Çocuk Sahibi Olamayan Erkekler

​Bir de hayatın bambaşka bir sınavıyla yüzleşen, kaderin kendilerine evlat sevinci takdir etmediği erkekler var. Toplumun o görünmez, sessiz ama ağır mahalle baskısına, "Soyun devam etsin" dayatmalarına karşı vakur ve asil duran adamlar…

​Onlar, kaderin bu çizgisine isyan etmeden, merhametlerini ve sevgilerini içlerinde kurutmadan yaşamayı başaran kahramanlardır. Bir çocuğun başını okşarken içlerinde sızlayan o ince damarı bir asalet nişanı gibi taşırlar. Onların "kader duruşu", bu dünyada her şeyin bizim istediğimiz gibi gitmeyebileceğini ama insan kalmanın, eşine yoldaş, çevresine örnek olmanın her şeyden üstün olduğunu kanıtlar. Biyolojik olarak baba olamasalar da, kalpleriyle birer sığınaktırlar.

​Kendi Tercihiyle Hayata Dokunanlar: Çocuk Yapmayanlar

​Ve günümüz dünyasında, bilinçli bir tercihle çocuk yapmamayı seçen, ancak hayatı, doğayı, yeğenlerini, bir yetimi ya da sokaktaki bir canlıyı babacan bir şefkatle sarmalayan erkekler…

​Onlar, popüler kültürün sunduğu bencil erkek modeline inat; dürüst, ahlaklı ve adil bir hayat sürmeyi seçerler. Dünyaya bir çocuk getirmemiş olmaları, içlerindeki koruma, kollama ve rehberlik etme içgüdüsünü yok etmez. Aksine, enerjilerini ve merhametlerini insanlığa, işlerine, ürettikleri değerlere aktarırlar. Onlar da bu toplumun görünmez mentorları, rehberleridir.

​Asıl Mesele: "Baba" Bir Karakter Sergilemek

​"Baba olmak bir unvan değil, bir mizaçtır."

 

​Dürüstlükten ödün vermeyen, rüzgara göre eğilmeyen, haksızlığa karşı duran ve en önemlisi merhameti kalbinin merkezine koyan her erkek, bu toplumun babasıdır. Bir çocuğun elinden tutan çalışan baba da, kendi kaderiyle barışıp etrafına ışık saçan çocuksuz erkek de, adaletle ve ahlakla yaşayan her birey de aynı saygıyı hak eder.

​Bugün sadece çocuk büyütenlerin değil; dürüstlüğüyle, karakteriyle ve merhametiyle dünyaya "babalık" yapan, toplumun vicdanı olan tüm erdemli erkeklerin günü kutlu olsun.

​Çünkü dünya, sizlerin o dik ve ahlaklı duruşu sayesinde hala dönmeye değer bir yer.

M. G