MESLEK SEÇİMİ:
 ROTANIZI BELİRLEYİN AMA DURAKLARINIZI DEĞİL

Üniversite tercihleri başladı. Ekran başında puanlar hesaplanıyor, bölümlerin geleceği tartışılıyor, "Hangisi beni mutlu eder?" sorusu binlerce kez tekrarlanıyor. Bu süreçte çoğu gencin omzunda bir el hissederiz: Ailelerin beklentisi, toplumun "saygın meslek" dayatması ve arkadaş ortamının rekabeti.
Peki tüm bu koşuşturmanın ortasında asıl mesele ne? "Ben ne yapmak istiyorum?" sorusunun cevabı mı, yoksa "Ben ne yapabilirim?" sorusunun girdabı mı belirleyici olmalı?
Bugün bir mühendislik fakültesinden mezun olan yarın sanatla uğraşabilir. Tıp kazanan bir genç, beş yıl sonra sağlık yönetimiyle ilgilenebilir. Hukuk okuyan birisi, belki de teknoloji girişimcisi olarak hayatına devam edebilir. Çünkü hayat, üniversite tercihlerinin çizdiği düz bir çizgi değil; içinde sapaklar, çıkmazlar ve açık yollar olan bir labirenttir.

Şimdi Asıl soru şu: Üniversite tercihi, mesleğimizi mi belirler, yoksa mesleğimizi biz mi şekillendiririz?

- [ ] 1. Meslek, bir hedef değil, bir başlangıçtır;
Gençlere "Ne olmak istiyorsun?" diye sorarız da "Nasıl bir hayat yaşamak istiyorsun?" diye sormayız. Oysa tercih yaparken asıl düşünülmesi gereken, meslek unvanı değil, o mesleğin size sunduğu yaşam tarzıdır. Sabah 8'de uyanan bir diş hekimiyle, gece mesaisi yapan bir gazetecinin hayatı aynı değildir. Bu nedenle meslek seçimi, sadece “Ne yapacağım” değil; “Nasıl yaşayacağım” sorusunun da cevabıdır.

- [ ] 2. Tutku ile iş imkânı arasında denge
Herkes "hayallerinin peşinden git" der, ama kira öderken hayaller yetmez. Bu yüzden tercih yaparken iki kriteri de gözetmek gerekir: Sevdiğin iş ile para kazanabileceğin iş arasındaki kesişimi bulmak. Ama unutmayın: Bugün "geleceğin mesleği" diye sunulan alanlar, 10 yıl sonra yapay zekâ tarafından dönüşüme uğrayabilir. O yüzden değişmeyen tek şey, öğrenmeyi sevmek ve uyum sağlayabilmektir.

- [ ] 3. İstediğin meslek değil, istediğin hayat
Diyelim ki istediğiniz mesleği yaptınız. Peki ya mutsuzsanız? Mutluluk, mesleğin adında değil, o mesleği yaparken hissettiğiniz anlamdadır. Bir doktor, hastasını iyileştirdiğinde anlam bulur. Bir öğretmen, öğrencisinin gözlerindeki ışığı gördüğünde. Bir mimar, hayalini çizdiği yapıyı ayakta gördüğünde. Yani "Ne" yaptığınızdan çok, "Neden" yaptığınız önemlidir.

Peki ya tutturamazsanız?
Sınav sonucu istediğiniz gibi gelmedi, puanınız yetmedi, hayal ettiğiniz bölümü kazanamadınız. Bu bir son değil, bir yeniden başlangıçtır. Hayat, üniversitenin ilk senesinde değil, mezuniyet sonrası 10. yılda şekillenir. Bugün atanamayan öğretmen, yarın özel sektörün en iyi eğitim uzmanı olabilir. Bugün mühendis olamayan, yarın yazılım kampıyla kendi oyun stüdyosunu kurabilir.

Unutmayın: Tercih listesi, hayatınızın son kararı değil, ilk cümlesidir. Gerisi sizin yazacağınız romanın akışına kalır.

SON SÖZ OLARAK 
Sevgili gençler, bu tercihleri yaparken "Ben kimim?" sorusuna dürüstçe cevap verin. Ailenizi dinleyin, rehber öğretmeninize danışın ama en çok içinizdeki sese kulak verin. Meslek seçimi, bir kimlik değil, bir araçtır. Önemli olan, o aracı nereye sürdüğünüzdür.

Veeeee ; İstediğiniz mesleği yapmak bir lükstür; ama sevdiğiniz işi yapmak, bir karardır. Hayat, tercihlerinizden ibaret değildir; tercihlerinizden sonraki adımlarınızdır.

Şimdi kaleminizi elinize alın ve içinizdeki sesi dinleyin. Gerisi zaten hayatın akışında şekillenecektir.

Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle .
H.Ü