Hani bazen olur ya,dilinin ucuna kadar gelir de bir türlü söyleyemez insan. 
Bende bunca yıldır, insanların dilinin ucuna kadar gelip te söyleyemediklerini söylemeye çalıştım 
Başardım başaramadım o ayrı konu.
Bugün ne yazacağım, 
bugün böyle bir konuyu yazacağım.
Kolay bir soru gibi görünen zor bir soru.
Osmanlı Devleti neden yıkıldı?
Ders kitaplarında ve birçok  kıymetli kaynak kitapta aşağıda yazacağım sebepler sıralanır.
Bizlerde bunlara inanır ve anlatırız.
Nedir bu sebepler?
Milliyetçilik Akımı, Merkezi Otoritenin Zayıflaması, Coğrafi Keşifler, Sanayi İn etkılabı,  Kapitülasyonlar Dış Borçlar. Ordunun Bozulması, 
Teknolojik Gerileme, Eğitim Sisteminin Geri Kalması, Rüşvet, Adam kayırma ve iltimas. 
Osmanlı Devleti'nin dağılış süreci, devletin içine düştüğü bu karmaşık yapıyı detaylıca inceleyenler, Osmanlı Devleti gerileme dönemi veya Osmanlı dağılma dönemi kaynaklarından daha ayrıntılı bilgilerede ulaşılabilir.
Bu yazdıklarımın hepsi doğru anlatımlardır.
Ancak birde anlatmak istemediklerimiz vardır ki, işte bunlar çöküşün en önemle sebebidir.
Nedir bu derseniz, bugün de birçok alanda görülen ahlaki yozlaşma ve bozulma derim.
Mesela;
Osmanlı devletinde "oğlancılık" (gulamparelik veya livâtiyet), genellikle erkekler arasındaki eşcinsel ilişkileri ifade eden ve toplumun belirli kesimlerinde özellikle saray çevresi, yeniçeri ocakları ve esnaf loncalarında yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş tarihsel bir olgudur. 
Peki bu varmıdır?, yokmudur?
Acı ama gerçek, Elbette vardır.
Saray ve Enderun Osmanlı sarayında ve eğitim kurumu olan Enderun'da kadınlardan uzak bir yaşam tarzının benimsenmesi, genç içoğlanlarına yönelik estetik ve cinsel ilginin doğmasına yol açmıştır. 
Bu konuda Padişahların ve devlet erkanının bu durumu yansıtan şiirleri (gazeller) Divan edebiyatında önemli bir yer tutar. 
Civelekler ve Hamam Oğlanları, Varmıdır? yokmudur?
Elbette buda vardır.
Yeniçeri ocaklarında genç askerlere "civelek" adı verilmiş ve bu kişiler ocak içinde ilgi odağı olmuştur. Ayrıca, hamamlarda çalışan ve bazıları seks işçisi olarak faaliyet gösteren erkeklere "hamam oğlanı" veya "hîz" denilmekteydi. 
İslam hukuku (şeriat) eşcinselliği ve oğlancılığı yasak ve büyük günah kabul etmesine rağmen, Osmanlı mahkeme kayıtlarında bu tür vakalara hapis veya sürgün cezaları verilmiş, ancak uygulama genellikle göz yumma veya elitler arasında daha hoşgörülü bir tutum ile geçiştirilmiştir.
Dönemsel Değişimler
Bu durum özellikle Tanzimat Fermanı (1839) sonrasında Batı etkisi, reformlar ve kadın-erkek ilişkilerinin kamusal alanda normalleşmesiyle gerilemeye başlamıştır. 
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren toplumsal ilgi yavaş yavaş delikanlılardan kadınlara yönelmiş, Cumhuriyet dönemine gelindiğinde bu geleneksel uygulamaların yerini demokrasi adi altında uygulamalar ortaya çıkmıştır.
Osmanlı tarihi uzmanları ve tarih yazarları bu konuyu hem dönemin seyahatnameleri hem de arşiv belgeleri üzerinden farklı açılardan incelemektedir. 
Osmanlı Dönemindeki Eşcinselliğin Boyutunu Gözler Önüne Seren Osmanlı'da eşcinsellik konularına girince hiz oğlanı, içoğlanı, civelek taburu, sarayda oğlancılık gibi terimlerle karşılaşılıyor. 
hiz oğlanı konusu pek ilginç.
Hîz oğlanı, Osmanlı İmparatorluğu'nda erkek seks işçilerine verilen tarihi bir terimdir.
Bu kişiler hakkında öne çıkan bazı tarihi detaylara bakılırsa bunların Esnaf Sayılmasıydı.
Osmanlı'da devlet tarafından kayıt altına alınan ve yasal olarak vergilendirilen bir esnaf grubu olarak kabul görürlerdi.
Bu tür insanların çalışabilmesi için günümüzdeki vesikalara benzer şekilde "Defter-i Hizan" adlı resmi bir deftere kayıt olmaları zorunluydu.
Hamam Oğlanı Kavramı birçok Tarihi kaynaklara göre; mesleklerini genellikle hususi hamamlarda icra ederlerdi. 
Zamanla bu ifade halk arasında daha çok "hamam oğlanı" olarak anılmaya başlanmıştır.
İlginç olan Tarihi belgeler, dönemin sosyal yapısında bu grubun varlığının devlet kontrolünde güvence altına alındığını ve mesleklerinin suç teşkil etmediğini göstermektedir.
Diğer bir konu,
Bu konuya girmeyecektim ancak kısada olsa yazacağım.

Osmanlı'da oğlancılık var mıydı? Evet, Osmanlı devletinde oğlancılık vardı. 
Osmanlı padişahları arasında modern anlamda bir "gey" kimliği tanımlanması
Varmı, yokmu?
Padişahlar ve haklarındaki iddialar şu şekildedir,
IV. Murad: Tarihçi Reşat Ekrem Koçu gibi kaynaklara göre, IV. Murad'ın Revan seferi sırasında tanışıp büyük bir sevgi beslediği Emirgûne (Yusuf Han) adlı bir erkeğe derin bir ilgisi olduğu bilinir.
Günümüzdeki Emirgan semtinin adı da padişahın ona bağışladığı bu korudan ve köşkten gelmektedir. 
Yavuz Sultan Selim, Bazı tarihsel analizlerde, Yavuz Sultan Selim'in de erkek sevgililerinin olduğuna dair iddialar ve dönemin şiirsel kayıtlarına dayanan tartışmalar bulunmaktadır. 
II. Murad ve Fatih Sultan Mehmet: Divan şiiri kaynaklarında (örneğin Sehî Bey'in Tezkire'sinde), padişahların saraydaki içoğlanları ve sakilerle olan ilişkilerinden bahsedilir.
 
Bir Osmanlı sevdalısı olarak belki bunları yazmamalıydım.
Dilimin ucuna kadar gelirse yazarım dedim ve yazdım.
Konuyu daha fazla karıştırmadan burada tamamlamak istiyorum. 
Gününüz aydın, sağlığınız daim olsun

Yücel Kemendi