Millî Eğitim Bakanlığı’nın yönlendirmeleriyle okullarda uzun süredir hazırlıkları yapılan geniş çaplı 23 Nisan gösterileri kısıtlandı. Şenlik havasında geçmesi planlanan programlar güncellenerek daha sade bir anma töreni formatına dönüştürüldü. Bazı illerde program süreleri kısaltılırken, özellikle eğlence odaklı içeriklerin sınırlandırıldığı ifade edildi.
Peki biz yetişkinler; okul öncesi eğitim kurumlarında ve ilkokullarda, 6-9 yaş aralığındaki o sevgi dolu kalplere, uzun zamandır emek vererek hazırlandıkları ve ailelerine göstermek için heyecan duydukları gösterilerin iptal edildiğini nasıl anlatacağız?
Ortaokul ve liselerde zaten uzun zamandır 23 Nisan, şenlik ya da gösteri formatında kutlanmıyordu. Bu bayram en çok ilkokullarımızda neşe ve coşku ile yaşanıyordu.
Şimdi çocuklarımıza;
“Okul çok güzel bir yer.”
“Okulda arkadaşların olacak, onlarla çok güzel zamanlar geçireceksin.”
“Okul korkulacak bir yer değil.”
“Okulda güvendesin.”
diyerek birinci sınıfa başlayan o güzel kalplere, öğretmenleri ve aileleri olarak ne anlatacağız?
Yaşananlar hepimizin kalbinde derin bir acı bıraktı. Ölüm hayatın bir gerçeği, evet; ama hayat da devam ediyor.
Çocukların mutluluğunu ellerinden almak ne bir önlem oldu ne de yaşanan acıya bir teselli…
Okullarda yaşanan sorunlar ancak toplumsal farkındalıkla aşılabilir.
Dağılmak üzere olan bir evliliği “çocuk yapmakla kurtarma” anlayışı son bulmalıdır.
Evlat sahibi olmak sorumluluk gerektirir; çocuklar ailesinin yanında, sahipsiz kalmadan büyümelidir.
Özgürlük kavramı, “istediğimi istediğime yaparım” şeklinde algılanmamalıdır.
Aile içi istismar, tecavüz, şiddet, akran zorbalığı, hayvanlara yapılan eziyet, trafik magandalığı… Tüm bunların temelinde; kaybolan ahlakımız, zayıflayan saygımız ve yitirdiğimiz empati duygusu yatmaktadır.
“Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan…”
Bu cümleyle birlikte; veliler, öğrenciler ve okulun üç temel ayağını oluşturan herkes olarak, daha sıkı kenetlenip birbirimize daha büyük bir coşkuyla sarılabilseydik.
Evlat acısını yaşamış bir anne olarak; yetişkinlerin dünyası ne kadar karanlık olursa olsun, çocuklarımızın her günü rengârenk olmalı ve ışık saçmalıdır.
Sevgili çocuklar,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nız kutlu olsun.
Sizler gülün ki dünya güzelleşsin, sizler mutlu olun ki hayat anlam bulsun. Kalbinizdeki o tertemiz sevgi, yüzünüzdeki o masum gülümseme hiç eksilmesin.
Yetişkinlerin dünyası ne kadar zor olursa olsun, sizin dünyanız hep renkli, hep umut dolu olsun.
İpek Naz Selçuk